30 Eylül 2012

Uzun Hikaye (2012)


Kitap : Uzun Hikaye
Yazar : Mustafa Kutlu
Yayınevi : Dergah Yayınları
Basım Tarihi : 2000
Sayfa Sayısı : 115
Boyutları : 14x20cm
.
.
Konu : 
Uzun Hikâye, Bulgaristan Göçmeni Ali ile oğlunun başından geçen olayların göç olgusu zemininde ve nostaljik bir atmosferde anlatıldığı uzun bir hikâyedir.

Eser aslında annesini kaybeden bir çocuğun babası ile yaşadığı uzun, çalkantılı, dokunaklı bir macerayı dile getiriyor. Baba daha düzenli bir hayat kurmasını özlediği oğlunu büyük şehre gönderir, lakin kader genç adamı tıpkı babasının yürüdüğü yolun başına getirip bırakır.
.
Film : Uzun Hikaye (2012)
.
Yönetmen : Osman Sınav
Senaryo : Yiğit Güralp
.
Oyuncular : Kenan İmirzalıoğlu - Bulgaryalı Ali, Tuğçe Kazaz, Altan Erkekli, Zafer Algöz, Güven Kıraç, Cihat Tamer - Okul Müdürü, Mahir Günşiray – Savcı, Kürşat Alnıaçık, Şener Kökkaya, Osman Alkaş, Cengiz Bozkurt, Mustafa Üstündağ, Erkan Avcı – Selami, İsmail Hakkı Ürün, Bora Koçak, Ferdi Kurtuldu, Ufuk Karaali, Ushan Çakır, Damla Sönmez, Taner Ölmez – Celal, Batuhan Karacakaya, Elif Atakan, Elif Yılmaz - Köylü Kadın, Ayçin İnci
.
Konu :
12 Ekim 2012, Cuma günü vizyona girecek "Uzun Hikaye", 1950'li yıllarda Bulgaryalı Ali'nin delikanlılık çağlarında Eyüp'te yazlık sinema işletmecisinin kızı Münire ile kaçmasını ve birbirlerine olan sevda öyküsünü anlatıyor.

Mustafa Kutlu'nun aynı adlı eserinden uyarlanan filmde; Ali'nin eşitlik ve adalet tutkusunun doğurduğu sonuçlar nedeniyle kasaba kasaba dolaşan bu aile; gittiği her kasabada hayatın farklı bir yüzüyle tanışıp birçok şeye direnmek zorunda kalır.

1970'lerin sonuna kadar uzayıp giden hikayede, nereye giderse gitsin umudunu hiç kaybetmeyen Ali'nin gözlerindeki ışığı söndürebilecek tek şey, kendisinin verdiği haklı mücadeleye karşı her şeyden sakındığı biricik oğlu Mustafa'nın isyanlarıdır.

Demir yolları boyunca devam eden ve kasaba kasaba süren "Uzun Hikaye"; kimi zama n hüzünlü ve iç burkan, kimi zaman neşeli ve coşkulu, kimi zamansa heyecanlı ve romantizm yüklü bir macerayı anlatırken; Altan Erkekli, Mustafa Alabora, Güven Kıraç, Zafer Algöz gibi usta oyuncular da rollerini sahiplenişleri ve performansları ile insanların hafızalarında derin izler bırakıyor.
.

24 Eylül 2012

Veda – Esir Şehirde Bir Konak (2012)


Kitap : Veda – Esir Şehirde Bir Konak
Yazar : Ayşe Kulin
Yayınevi : Everest Yayınları
Basım Tarihi : 2012
Sayfa Sayısı : 390
Boyutları : 11x17cm
.
.
Konu : 
"Osmanlı'nın son günleri... Eli kolu bağlanmış bir padişah... İşgal altında bir İstanbul... Ve... Esir şehirde bir konak..."

Ayşe Kulin, Osmanlı İmparatorluğu'nun son günlerinde, işgal altındaki İstanbul'da bir konakta yaşananları anlatıyor bu kez. Son Maliye Nazırı ve ailesi aracılığıyla o dönemin resmini çizen Veda, çökmekte olan bir tarih ile yeni bir gelecek arayan Milliciler arasında sıkışan o dönem Osmanlı aydınının da öyküsünü dile getiriyor.

Ayşe Kulin'in her zamanki ustalıklı ve sürükleyici üslubu ile okurlarının elinden bırakamayacakları bir kitap bu. Günümüz Türk edebiyatında neredeyse eşsiz olan, biyografik veriler ile roman tekniğini birleştirmekteki ustalığını bir kez daha sergileyen Kulin, bu kez bir İstanbul öyküsü bir imparatorluk tarihini birlikte ele alıyor. (Tanıtım Bülteninden)
.
Film : Veda – Esir Şehirde Bir Konak (2012)
.
Yönetmen : Merve Girgin
Senaryo : Sündüz Haşar
.
Oyuncular : Mehmet Aslantuğ - Mehmet Reşat, Fahriye Evcen – Mehpare, Maral Üner - Saraylı Hanım, Jale Arıkan – Behice, Burak Yamantürk – Kemal, Burç Kümbetlioğlu - Doktor Mahir, Alma Terzic – Eirene, Sevda Erginci – Lamia, Melike Zeynep Atış – İsmet, Volga Sorgu – Macit, Alize Gördüm – Meziyet, Gülşah Fırıncıoğlu – Mualla, Birgül Ulusoy – Didar, Hikmet Karagöz - Hüsnü Efendi, Nalan Yavuz – Gülfidan, Irmak Örnek – Ayşe, Gazi Şeker - Zeki Bey, Tansu Taşanlar - Sinan
.
Konu :
Maliye Nazırı Mehmet Reşat Bey; Padişahına sadakatle, ülkesini işgal edenlere başkaldırmak arasında sıkışmış, vicdani yükleriyle boğuşan dürüst bir bürokrat, bir Osmanlı aydını.

Evin hanımı, M. Reşat’ın karısı Behice ve ona sonsuz mutluluğun garantisi gibi görünen konağında kalıcı bir misafire dönüşen, Valide Saraylı Hanım.

Evdeki düzen Mehmet Reşat’ın yeğeni Kemal’in bir gün aniden, eve gelmesiyle değişir. Kemal ağır hastadır. 1. Dünya Savaşı’nda Osmanlı’nın en büyük kayıplarını yaşadığı cephesi Sarıkamış’ta savaşmış, esir düştüğü öğrenilmiş, bir daha kendisinden haber alınamamıştır. Sarıkamış’a gönüllü olarak yazılmadan önce Padişah ve hükümet aleyhine yazıl ar yazmış, hakkında davalar açılmış, birkaç tane de tutuklama kararı çıkmıştır.

M. Reşat, Kemal’i evde istemez. Çünkü Kemal, M. Reşat’ın onun sadakatle bağlı olduğu Padişah’a karşıdır.

Saraylı Hanım, torunu Kemal’in iyileşinceye kadar evde saklanması için elinden geleni yapacaktır.

Kemal’in bakımıyla Mehpare görevlendirilir. Mehpare, Saraylı Hanım’ın evinde büyümüş bir yoksul akraba kızıdır. İki genç birbirlerine aşık olurlar. Ancak bu aşkın önünde büyük engeller vardır. Mesela Kemal’in verem olması ihtimali. Ayrıca Kemal bir kaçaktır. Ne zaman özgür olacak belirsizdir. Ve tabii Mehpare’nin evin beslemesi olması... Evin beslemesiyle küçük beyi arasındaki aşkı kimse kabul etmeyecektir. Özellikle de Kemal’in anneannesi Saraylıhanım.

M. Reşat bütün bunlar olurken, bir gün eski bir tanıdığa rastlar. 17 yaşında bıraktığı, genç ve çok güzel bir kadın olarak bulduğu komşu kızı Eirene... Karısı, üçüncü çocuklarına hamileyken, o gönlüyle aklı arasında sıkışıp kalmıştır.

Behice, çok sevdiği kocasını, konağını, ailesini koruyabilecek midir?

Zaman, Kemal ve Mehpare’nin önünü açacak mıdır? Esir bir kentte aşk özgür olabilir mi? M. Reşat teslim olmuş bir iktidarın parçası olarak özgürlüğü hayal edebilecek midir? Ülkesi için, kendisi için... Aşk, esir bir adama özgürlük getirebilecek midir?

Aşk esir bir kente özgürlük getirebilecek midir?
.