29 Kasım 2014

Hadi İnşallah (2014)



Kitap: Ay Hadi İnşallah!, Küçük Aptalın Büyük Dünyası, Allah Beni Böyle Yaratmış (Pucca Günlük)
Yazar: Pucca
Yayınevi: Okuyan Us Yayınları
Sayfa Sayısı: 332
Yıl: 2013
Boyutlar: 14x21cm
.
.
Konu: 
"Ne anneler, ne eski sevgililer ne de etrafta dolanan s.tükler! Bu kez başaracam, bu kez o duvağı takcam! Hiçbir şey önüme engel olamayacak… Sen bile! Kaderimde yokmuş, falımda çıkmıyormuş, o adam bana göre değilmiş… Hiiiiiiiiiç anlamam, dinlemem, o adam buraya gelecek! Ayy hadi inşallah!"

"İskambil kâğıtlarından ev yapıyorum kendime Vale'yi saklıyorum, Kız'ı kıskanıyorum, As'la hayaller kuruyorum. Hep birşeyler eksik kalıyor, sayılar başımı döndürüyor. Fal bakıyorum maça aramızı bozuyor, papaz kaçıyor. Ve ben kâğıttan evin içine bir türlü sığamıyorum…"

Bu kitabın okuyucularına bir uyarısı olsaydı, o da "Pucca bu, anılarını mutlaka okuyun ama sakın ola ilişkinizde uygulamayın!" olurdu… Sosyal Medya'nın kraliçesi Pucca, 4. kitabı Ay Hadi İnşallah'ta yine kadın zekâsını, komikliğini, sinsiliğini, şaşkınlığını ve hani o bildiğimiz, "Ne onunla ne onsuz!" aşkı en yalın haliyle yazdı… İlk kitabından itibaren başına gelen her şeyi tüm samimiyetiyle anlatıp çoğu zaman, "Sanki beni anlatmışsın…" dedirten Pucca'nın günlüğünde bu kez en bilinen aşkı Ceri ile olan hikâyesini okuyacağız.

Her durumdan bir kavga çıkaran, her kavgada ayrılan, her ayrılıktan 10 dakika sonra barışan Pucca ve Ceri'yi okurken, bakalım siz hangi tarafta yer alacaksınız?
(Tanıtım Bülteninden)
.
Film: Hadi İnşallah (2014)
.
Yönetmen: Ali Taner Baltacı
Senaryo: Murat Kaman , Emrah Kaman
.
Oyuncular: Büşra Pekin – Pucca, Murat Boz – Pekmez, Aydan Taş – Kizil, Müjde Uzman - Bayan Kaltak, Cezmi Baskın - Pucca Baba, Hülya Gülşen Irmak - Pucca Hala, İdil Dizdar – Zodi, Şinasi Yurtsever - Kameraman Hasan
.
Konu:
PuCCa 4 yıl yaşadığı Ankara’dan, 4 yıl birlikte olduğu sevgilisini kaybederek İzmir’e ailesinin yanına döner, çok ama çok mutsuzdur..

Aşk acısının tüm ve en sert hallerini yaşar..
Hüzünlü şarkılar dinler, gözü telefonda aramasını bekler, dünyayla bağını keser evden çıkmaz..
Bakkaldaki tüm gofret ve cipsleri de yer tabi bu sırada, bunalımdadır..

Bu sırada babasının da zorlamasıyla bir iş görüşmesine gider, hiç istememektedir aslında..

Ama o gün olanlar olur...
Ve “Pekmez” lakabını taktığı hayatının erkeğiyle karşılaşır. Anlamıştır dünyanın sonunun gelmediğini..

“Pekmez”le evlenmelidir mutlaka..
Ama nasıl olacaktır o koca basenleriyle ?
Üstelik son derece zorlu rakipler varken
.

24 Kasım 2014

Uzun İnce Bir Yol (1991)

Kitap: Dede Korkut Öyküleri (Duha Koca Oğlu Deli Dumrul Öyküsü)
.
Yazar: Kolektif
Yayınevi: Kare Yayınları
Sayfa Sayısı: 184
Boyutlar: 14x20cm
.
.
Konu: Deli Dumrul isminde bir er vardır. Deli Dumrul kuru bir çayın üstüne köprü yaptırmıştır. Geçeninden 30 akçe geçmeyeninden döve döve 40 akçe alırdı. Bir gün köprüsünün yayına bir bölük oba yerleşir. Bu obada bir yiğit ölür ve feryatlar üzerine Deli Dumrul atıyla oraya gelir. Feryatların nedenini sorar bir yiğidin öldüğünü öğrenir. Azrail'e kızar ona meydan okur. Onunla dövüşmek için Tanrıya yalvarır. Sonra evine döner.

Deli Dumrul bir toy düzenler ve bu toyda Azrail gelir. Deli Dumrul kılıcını Azrail'e savurur ve azrail güvercin olup kaçmaya başlar. Deli Dumrul atına binip Azrail'i kovalarken Azrail birden ata gözükür, at ürker ve Deli Dumrul attan düşer. Azrail Deli Dumrul'un üzerine gelir Deli Dumrul Azrail'e yalvarmaya başlar bunun üzerine Azrail kendisine değil Tanrı'ya yalvarmasını söyler. Deli Dumrul Tanrıya yalvarır ve Tanrı Deli Dumrul'a kendi canı yerine can bulmasını söyler. Deli Dumrul annesine ve babasına gider ama onlar canlarını vermezler. Can bulamadığı için karısına gider. Karısı da onsuz bu hayatın hiçbir önemi olmadığını söyler ve kendi canını vermeye razı olur. Deli Dumrul Tanrıya yalvarır ya ikimizin canını al ya da ikimizi de bağışla diye. Bunun üzerine Tanrı onları bağışlar, 140 yıl ömür verir ve annesinin, babasının canını alması için Azrail'e emir verir. Deli Dumrul ve eşi 140 yıl ömür sürerler.
.
Film: Uzun İnce Bir Yol (1991)
.
Yönetmen: Tunç Başaran
Senaryo: Tunç Başaran
.
Oyuncular: Tarık Akan – Müşfik, Taner Barlas – Azrail, Caren Liby – Mary, Orhun Seydik, Orhan Çağman, Nevin Aypar, Özcan Özgür, Selma Kutluğ, Ali Rıza Özbilgiç, Arslan Kacar
.
Konu:
Yıllardır İngiltere’de yaşayan Müşfik ve İngiliz eşi Mary, oğulları Adem’i sünnet ettirmek için Türkiye’ye gelirler. Sınır kapısından giriş yaptıkları andan itibaren karısının uyarılarına aldırmayarak oldukça süratli araba kullanan ve birçok kez hatalı sollama yapan Müşfik, yaptığı sollamalardan birinde, karşıdan gelen bir minibüsün yoldan çıkarak devrilmesine ve can kaybına neden olur. Yollarda kol gezen Azrail bunu görüp öfkelenir ve Müşfik ile ailesinin peşine düşer. Anne ve babasının yaşadığı Bodrum’a gelinceye dek birçok defa Azrail ile karşılaşıp konuşan Müşfik, Azrail’in peşinde olduğunu ve canını almakla görevlendirildiğini kabul etmek istemez.

Uzunca bir yolculuktan sonra köyüne gelen Müşfik, eski sevgilisi Zeynep’in öldüğünü duyar. Zeynep, kendi oğlunun zıpkınından “kazayla” fırlayan mızrakla
ölmüştür. Kazanın olduğu mekânda Azrail’i gören Müşfik, Zeynep’in canını alanın kendi peşine düşen Azrail olduğunu anlar. O gece, rüyasında, Azrail elinde tırpanı ve beyaz peleriniyle yeniden Müşfik’e görünür ve kendisine inanmadığı için Zeynep’in canından olduğunu söyler. Müşfik af diler ancak Azrail, bağışlayanın kendisi değil, Tanrı olduğunu belirtir. Ertesi gün, bir türbenin yakınındaki ağaca çaput bağlayıp camiye giderek Tanrı’dan af dileyen Müşfik’e Azrail, kendisinin ve ailesinin canlarının, yerlerine rızasıyla can verecek birini bulması koşuluyla bağışlandığını bildirir. Müşfik, böyle birşeyi ne anne babasından ne de karısından isteyebilir. Geri dönüş yolculuğunda, E5 karayolu levhasını ve yeniden karşısına
çıkan Azrail’i görünce onun canlarını orada alacağını anlayarak karısı ve çocuğuyla birlikte arabayı terk edip bir harabeye sığınır ve olanları ailesine anlatır; Azrail’in en başından beri peşlerinde olduğunu, yerlerine can istemesine karşın kimseden bunu isteyemediğini, olacakları kadere bıraktığını ama Azrail’in peşlerini bırakmadığını, Allah’la aralarından çekilmesini istediğini, onunla dövüşeceğini söyler. Azrail, ölümden kaçılamayacağını belirterek Müşfik’in canını almak için harekete geçtiğinde Mary, kocası yerine kendi canını almasını söyleyerek Müşfik’in önüne geçer. Bunun üstüne Müşfik, Azrail’e saldırır. Tam o sırada köyde, Müşfik’in annesi, “Allahım sen onları kazadan koru, alınacak can varsa benimkini al” diye dua eder. Babası da “benimkini de” diyerek annesinin elini tutar ve böylelikle canları alınır. Ölümden kurtulan Müşfik ve ailesi yola devam eder. (http://www.millifolklor.com/)
.

Mem u Zîn (1991)

Kitap: Mem u  Zîn
Yazar: Ehmede Xani (Ahmed-i Hani)
Yayınevi: Nubihar Yayınları
Yıl: 2000
Sayfa Sayısı: 303
Boyutlar: 14x20cm
.
.
Konu: 
Birbirine âşık olan ancak kavuşamayan iki gencin trajik öyküsünü anlatır. Bu hikâye milattan çok önceden bu yana halk arasında söylenen ve mitolojik nitelik kazanan bir destandır. Ozan bu destandan ilham alarak o hikâyeyi kendi çağının yaşantısına göre somut bir kalıba dökmüş, çağdaş bir üslupla yazmıştır. Bu suretle hem destanı kaybolmaktan kurtarmış, hem de insanlığa ölmez bir eser armağan etmiştir.

Bu eserde Mem ve Zîn'in aşkı etrafında çağının yaşantısını, o zamanın sosyal, kültürel ve idari durumunu da güçlü bir maharetle tasvir etmiştir.

İyiliği, doğruluğu, suçsuzluğu, zayıflığı ve çaresizliği Mem ve Zîn'in şahsında toplayarak; kötülüğü, dalkavukluğu, fitneciliği ve ikiyüzlülüğü de Bekir karakterinde somutlaştırarak gözler önüne sermiştir. (http://tr.wikipedia.org/)
.
Film: Mem u  Zîn (1991)
.
Yönetmenler: Ümit Elçi
Senaryo: Ümit Elçi , Sadık Karlı , Hamza Özbal
.
Oyuncular: Yalçın Dümer – Memo, Meltem Doğanay, Halil Ergün, Füsun Demirel, Erdal Gülver, Levent Güner, Eser Giray, Erkavim Yıldırım, Payri palta, Nuri Tuğ, Betül Arım, Hayri Alan, Perihan Doygun, Musa Anter, Handan Çapanoğlu
.
Konu:
Kürt kültürünü açısından önemli veriler sunan film, mistik görünümleriyle bilinen Mardin, Midyat, Nusaybin, Hasankeyf ve Cizre'de çekilmiş. Yüzlerce yıl önce Botan'da Zeyniddin Bey adında bir hükümdar vardı ve bu güçlü Botan Beyi'nin iki güzelliği dillere destan kız kardeşi vardı: Zin ve Siti. Hükümdarın kız kardeşleri katıldıkları bir Nevroz şenliğinde, aynı şekilde bu şenliğe katılan iki genç erkeğe âşık oldular. Bu gençler yörede tanınan ve saygı gören iki delikanlıydı: Mem ve Tajdin. Bu gençlerde hükümdarın kız kardeşlerine ilk görüşte âşık olmuşlardı. Önce Tajdin sevgilisi Siti ile evlenebilmek için Bey’den izin ister. Gençleri takdir eden Bey bu evliliği onaylar. Tajdin ve Siti büyük bir törenle evlenirler. Mem ile Zin'in evlenmelerine sıra geldiğinde, Botan hükümdarı Zeyniddin Bey’in veziri şeytan Beko hükümdarı Mem ve Tajdin'e karşı kışkırtır. Vezir, Mem ile Zin'in evlenmeleriyle birlikte gençlerin Bey'in hükümdarlığını çökerterek elinden alacakları konusunda Zeyniddin Bey'i ikna eder. Bu duruma öfkelenen Bey, ölse de Mem ile Zin'in evliliğinin gerçekleşmeyeceği üzerine yemin eder. Mem ile Zin'in aşkı her yerde duyulur. Vezir Beko, şeytani işlerini sürdürür ve genç aşıkların gizlice buluşmalarını takip ettirerek Zeyniddin Bey'e bildirir. Bunun üzerine Bey, Mem'i tutuklattırır.
.

22 Kasım 2014

Aşk Üzerine Söylenmemiş Herşey (1995)

Kitap : Ah Bayım Ah (Monte Kristo öyküsü)
Yazar : Nazlı Eray
Yayınevi : Can Yayınları
Sayfa Sayısı : 176
Boyutları : 13x20cm
.
Kitap link : http://www.idefix.com/
.
Konu : 
Ev kadını Nebile’nin mutsuz olduğu ve adeta bir hapishaneye dönüşmüş olan evlilik hayatından ve evinden, gizlice yan duvarı kazarak başka bir odaya; yan dairedeki Selahattin Bey’in karanlık odasına geçişini ve hayatının geri kalan kısmını bu karanlık odada onun metresi olarak yaşadığını anlatır bu hikaye.
.
Film : Aşk Üzerine Söylenmemiş Herşey (1995)
.
Yönetmenler: Erden Kıral, Ömer Kavur, İrfan Tözüm, Yusuf Kurçenli, Zeki Ökten
Senaryo : Hakan Haksun, Hüseyin Kuzu, Ömer Kavur, Yusuf Kurçenli, Erden Kıral, Barış Pirhasan
.
Oyuncular: Tarık Akan, Serap Aksoy          , Kadir Avcılar, Taner Barlas, Nezihe Becerikli, Arda Bülbül, Erol Demiröz, Yalçın Dümer, Figen Evren, Macit Koper, Fikret Kuşkan, Lale Mansur, Ahmet Okay, Zuhal Olcay, İlhan Şeşen, Hale Soygazi, Ali Sunal, Naki Turan Tekinsav, Cüneyt Türel, Nüvit Özdoğru
.
Konu:
Yıllar sonra kocalarının mezarı başında karşılaşan iki kadının öyküsü.
Sevgi ve Hoşgörü temaları üzerine kurulu, birbirinden bağımsız 5 kısa öykülü film. Hikayeler: Buluşma (Ömer Kavur), Monte Kristo (İrfan Tözüm),Çünkü Onu Seviyorum (Yusuf Kurçenli), Ay Hikâyeleri (Erden Kıral), Hep Aynı (Zeki Ökten)
.

21 Kasım 2014

Tramvay (2006)




Kitap: Parke Taşlar Üzerinde Bir Beyoğlu Rehberi (Tramvay Öyküsü); Aşk (e-kitap)
Yazar: İzzeddin Çalışlar
Basım Tarihi: 1998
Sayfa Sayısı: 152
Boyutları: 23x30cm
.
.
Konu: 
Dünya üzerinde kayda değer bir geçmişi olan hangi kenti ziyaret etseniz, oranın eski şehir merkezinin çok büyük bir özenle korunmuş olduğunu görürsünüz. Yine Dünya üzerinde İstanbul kadar geçmişi eskiye dayanan ve çağlar boyunca yerleşim merkezi olma özelliğini kaybetmemiş kent sayısının ne kadar ender bulunduğu da malumdur.
Ne yazık ki geçen yıllar, İstanbul ve neredeyse bu kent kadar eski Beyoğlu için aynı korumacı duyarlılığı göstermemiş. (Önsöz’den)
.
Film: Tramvay (2006)
.
Yönetmen: Olgun Arun
Senaryo: İzzeddin Çalışlar , Nazlı Çetinok , Olgun Arun
.
Oyuncular : Fırat Tanış – Hamit, Itri Koşar – Mahmut, Gökhan Özoğuz - Punk Gökhan, Emel Çölgeçen – Serpil, Halit Ergenç – Nezih, Mustafa Şimşek – Haldun, Ayça Bingöl – Seval, Tomris İncer - Madam Eleni, İrem Erkaya - Laik kız, Halil İbrahim Kalaycıoğlu - Tramvaydaki Baba, Çelik Bilge – Profesör, Gözde Begeçaslan - Tesettürlü kız, Seren Göksel – Liz, Dilek Serbest – Julie, İsmet Erten – Vatman, Ahmet Ağaoğlu – Ediz, Barış Küçükgüler – Çocuk, Umut Oğuz – Tedhişçi, Levent Erim – Polis, Yunus Güner - Kiralık Katil, Ramiz Yalçın - Hamit'in Babası,
.
Konu :
Film, toplum baskısı sonucu, sınırlara gelmiş iki genç insanın, İstiklal Caddesi’ nde, ülkemiz insanlarını temsil eden bir grup tramvay yolcusunu rehin almaları ile gelişen olayları anlatıyor. Günümüzde, tüm dünyada yaşanan, sevgisizlik, hoşgörü eksikliği, tahammülsüzlük üzerine belki de sonu anlatan, “işte böyle giderse, sonumuz bu olacak” mesajını veren bir gerilim ve karafilm örneği.
.

5 Kasım 2014

Vicdan (2008)

Kitap : Orada Yollarda (“Güzel Günler İçin” adlı öykü)
Yazar : Hasan Özkılıç
Yayınevi : Can Yayınları
Basım Tarihi : 2005
Sayfa Sayısı : 160
Boyutları : 14x20cm
.
Kitap link : http://www.idefix.com/
.
Konu : 
Hasan Özkılıç, yeni öykülerini topladığı Orada Yollarda ile okurunu yine Doğu'nun zorlu coğrafyasına götürüyor. Doğu kentleri Özkılıç'ın öykülerinde belki eski gizemini çoktan yitirmiş, kimlik kaybına uğramış, ama birer hikâye kovanı olma özelliğini hep sürdürmüştür. Tıpkı bu kitaptaki kahramanların sık sık uğradığı "BirahaneBar" gibi, birbirinden farklı insanların toplaştığı, farklı hikâyelerin yaşandığı kentlerdir bunlar. Özkılıç, yaşamın içinden seçtiği öykülerini gerçekçi bir dille anlatıyor. Ayrıntıların aktarılmasında, kişilerin psikolojik derinliklerinin gösterilmesinde kendine özgü üslubunu başarıyla sürdürüyor. Aşk, ölüm, umutsuzluk, umut bu öykülerde başarıyla harmanlanıyor. Orada Yollarda Doğu'nun gizemli, çekici, ama bir o kadar da trajik dünyasına bir yolculuk.
.
Kitap : Kuş Boranı (“Bir Yanı Yaralı” öyküsü)
Yazar : Hasan Özkılıç
Yayınevi : İnsancıl Yayınları
Basım Tarihi : 1998
Sayfa Sayısı : 112
Boyutları : 13,5x19,5 cm
.
.
Konu : 
Sağlıkevinin barakadan bozma acil servisine, babamın ardından girdim. Kaygılı gözlerle, kalabalığın içinde seni aradım. Oradaydın, bir sedyenin üzerinde. Yüzünde, bonunda kurumuş kan izleri. İnce bir hortumun içinden damarına kan sızıyordu. Sanki orada, o kirin, sineğin içinde öylece yatmış, ölümü bekliyordum. Yüreğimde korkular, kaygılarla koşarak yolu tüketmiştim. O duvarları gri ile siyah arası, insanın ruhunu sıkan sağlık eviydi koştuğum yer. Yaşlı çınar ağaçları, çığlık çığlığa yüklü sığırcıklarla doluydu. Dallarında kara yumaklar oluşturmuşlardı. Onlar da ağıtlara katılıyorlardı kendi dilleriyle. O gün, akşama doğru seni ilin hastanesine gönderdiler. Ardından öyle baktım kaldım... (kitaptan)
.
Film : Vicdan (2008)
.
Yönetmen : Erdem Kıral
Senaryo : Raşit Çelikezer
.
Oyuncular : Nurgül Yeşilçay – Aydanur, Murat Han – Mahmut, Tülin Özen – Songül, Nihan Koruyucu, Rıza Sönmez – Dursun, Nazan Kırılmış, Murat Gürvardar - Taksi Şoförü, Atilla Akarsu, Şener Köklükaya, Emine Sivri
.
Konu :
Songül, Aydanur ve Mahmut çocuk yaşlardan beri birbirlerini tanıyorlardır. Mahmut, Songül'le evlenir ve onu alıp uzaklara gider. Mahmut'u tutkuyla seven Aydanur, ortada kalmıştır. Yıllar sonra, Aydanur Mahmut'la karşılaşır. İkilinin ertelenmiş duyguları yeniden su yüzüne çıkar. Songül kocasını yeniden kazanmak için kapısına dayandığında, Aydanur vicdanının yükünü taşıyamaz haldedir. Songül, kocasını geri alabilmek için aldatılan kadın tepkisiyle davranmaz. Sessiz bir strateji kurar; Aydanur'la birlikte yaşayacak ve kocasının ilgisini kendisine çekecektir. Ancak zamanla Songül, tüm masumiyetiyle Aydanur'a bağlanır ve yaşadıkları durumun sorumlusunun kocası olduğunu fark eder.
.

Gece (2014)

Kitap: Zahit
Yazar: Hasan Özkılıç
Yayınevi: Kırmızı Kedi
Basım Tarihi: 2014
Sayfa Sayısı: 284
Boyutları: 13x19cm
.
Kitap link: http://www.idefix.com/
.
Konu: 
Usta bir öykücüden ödüllü bir ilk roman, Zahit: Hasan Özkılıç, ülkenin doğusundaki zalim kargaşadan batıya kaçmak zorunda kalan bir ailenin, farklı yollara sapan dört kardeş üzerinden izlenen uyum mücadelesini anlatıyor. Erkenden isyan bayrağını çekip ailesini terk ederek örgütlü mücadeleye giren, tanık oldukları nedeniyle mücadeleyi sorgulayan Zahit; taşındıkları Şenlik Mahallesi'nde ilk tanıştığı çocuğa gönlünü kaptıran ama zamanla kocasıyla birlikte batakhanelere sürüklenen Süsen; babasıyla abisinin evi terk etmesiyle ailenin temel direği olan, siyasi mücadeleye yönelince hapse düşen Nihat ve büyüyünce dizi filmlerde oynamak isteyen ama hayalleri değişmek zorunda kalan genç Gülcan... Dört kardeşin ve çevrelerindeki insanların tutkuları, özlemleri, öfkeleri, sevinçleri ve kaderleri ülke koşulları tarafından belirlenirken, Özkılıç Türkiye'nin yakın tarihinin panoramasını çiziyor. 1980 sonrasının toplumsal yaşamıyla siyasi-ekonomik çatışmalarının, köy boşaltmaların ve açlık grevlerinin arka planda olduğu bu panorama için yazar, 2013 yılında 42. Orhan Kemal Roman Ödülü'ne değer bulunmuştur. (Tanıtım Bülteninden)
.
Film: Gece (2014)
.
Yönetmen: Erden Kıral
Senaryo: Erden Kıral, Hasan Özkılıç
.
Oyuncular: Nurgül Yeşilçay – Süsen, Mert Fırat – Yusuf, Teoman Kumbaracıbaşı  - Zahit, Vildan Atasever – Gülcan, Hakan Karahan - Şair Cemal, Hakan Yufkacıgil  - Nahit, Nur Sürer – Anne, Ayça Damgacı – Alev, İlyas Salman - Ekrem
.
Konu:
Diyarbakır’dan İzmir'e daha iyi bir hayat için göçen bir ailenin dağılış hikayesi. Ailenin en büyük kızı olan Süsen İzmir’de bir pavyonda çalışmaktadır. Aynı pavyonda çalışan Yusuf’la ailesinin itirazlarına rağmen evlenmiştir ancak ilişkileri zamanla çıkmaza girmiştir. Süsen için mutlu bir hayat kırmak imkansız gibi görünmektedir.
.