Atıf Kaptan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Atıf Kaptan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Aralık 2014

501 Numaralı Hücre (1967)

Kitap: Hürriyete Uçan Türk
Yazar: Melahat Altunbay
Yayınevi: Azerbeycan Kültür Yayınları
Yıl: 1989
Sayfa Sayısı: 254
Boyutlar: 14x20cm
.
.
Konu: Mehmet Altunbay’ın Hatıraları
.

Film: 501 Numaralı Hücre (1967)
.
Yönetmen: Nusret Eraslan
Senaryo: 501 Numaralı Hücre
.
Oyuncular: Cüneyt Gökçer - Mehmet Altunbay/Hava Okulu Komutanı, Ayten Gökçer – Tilda, Şahap Akalın, Semih Sergen – Oktay, Tekin Akmansoy, Gülsen Alnıaçık – Nadya, Atıf Kaptan, İlyas Avcı
.
Konu:
Mehmet Altunbay'ın Sovyet Sosyalist Komünist rejiminde dönemin Hava Harp Okulu komutanı iken, bir Azeri Turk subayının bu mertebeye gelmesini hazmede-meyen KGB nin sudan bahanelerle idam fermanı çıkartmasının 2 hürriyet mücahidi arkadaşı ile birlikte kaçarak, kendisini anavatanı Türkiye’ye, özgürlüğün kucağına atması
.

24 Temmuz 2013

Buzlar Çözülmeden (1965)

Kitap : Buzlar Çözülmeden
Yazar : Cevat Fehmi Başkut
Yayınevi : İnkilap Kitabevi
Basım Tarihi : 2013
Sayfa Sayısı : 184
Boyutları : 14x20cm
.
Kitap link : http://www.idefix.com
.
Konu : 
27 Mayıs Darbesi sonrasında, yeni şekillenen ülke yapısı içinde, yolsuzluk, sömürü ve yoksulluğun egemen olduğu ve zor kış koşulları nedeniyle yollarının kapanmasından dolayı dünyadan kopan bir kasabaya yeni bir kaymakam atanmıştır. Gelen kaymakam, farklılığını ortaya koyduğunda, mevcut gidişi değiştirmeye çalıştığı görülür. Kasabadaki ağalara, karaborsacılara, fahişelere, softalara "dur" diyen yeni kaymakam, değişik biridir. Dürüst ve tarafsız yaklaşımıyla sorunların çözülebileceği mesajını veren kaymakam, aslında akıl hastanesinden kaçmış bir "delidir". Olaylar traji - komik anlatımla gelişir.
.
Film : Buzlar Çözülmeden (1965)
.
Yönetmen : Nejat Saydam
Senaryo : Nejat Saydam
.
Oyuncular : Fikret Hakan – Kaymakam, Selda Alkor – Hatçe, Nuri Altınok – Deli Çavuş, Atıf Kaptan – Mahmut, Reha Yurdakul - Yüzbaşı Ekrem, Suzan Avcı – Afet, Sami Hazinses – Katip, Ali Şen – Karamuratoğlu, Osman Alyanak – Şeref, Vahit Volkan – Şakir, Hüseyin Baradan – Yılanoğlu, Mustafa Yavuz – Otelci, İsmail Varol, Fethi İnan, İbrahim Seven
.
Konu :
Fırtına nedeniyle ilçeye gelmesi geciken kaymakamın yerini alan tımarhane firarisi iki delinin öyküsü.
.

27 Ocak 2011

Kanlı Firar (1960)

Kitap : ? (Öykü)
.
Yazar : Metin Erksan
.
Film : Kanlı Firar – 1960
.
Yönetmen : Orhan Elmas
Senaryo : Orhan Elmas
.
Oyuncular : Ayhan Işık - Tahir Somyürek, Belgin Doruk - Türkan Akyel, Atıf Kaptan – Hakkı, Ahmet Tarık Tekçe, Salih Tozan - Türkan'ın Babası, Semih Sezerli - İstanbullu Avni, Hulusi Kentmen – Komiser, Sezer Tansuğ - Tatlı Nermin, Ülkü Erakalın - Otel Katibi, Ali Seyhan - Okmeydanlı Çamur Mehmet, Hakkı Haktan - Bekçi Mehmet, Asım Nipton – Tacizci, Faik Coşkun – Kuyumcu, Erol Taş – Bekçi, Reşit Çildam – Polis, Zeki Tüney
.
Konu :
Filmde aynı gün ‘tahliye olan’ üç mahkûmun (Tahir, Hakkı Abi, İstanbullu Avni) ama daha çok Tahir ve Türkan’ın yaşadıkları anlatılıyor.
Tahir, kız kardeşini kirletip ölümüne neden olan kişiyi vurduğu için 8 yıl hapis yatmış. Cezaevi Müdürü’nün yardımıyla Haliç Tersanesi’nde bir iş bulur. Günlüğü 6 lira olan bir otel odası ve (köyüne dönmeden önce biraz para biriktirmek için) dört elle sarıldığı işinden oluşan dünyasında, Hakkı Abi’nin dediğini yapıp ‘kendisini rahat bırakmayan bütün kötü geçmişini’ unutmaya başlar.
Aynı otelde kalan Tatlı Nermin’in Çamur Mehmet’i “Yeter be, senin için verem mi olacağım? Hadi bas bakalım buradan, çek voltanı” diye kovup Tahir’in odasına geldiği güne kadar her şey yolundaydı. Delikanlı ne kadar uzak durmaya çalışsa da, Okmeydanlı Çamur ve arkadaşları onu rahat bırakmaz.
Bir gece, kendisini korumak isterken eli, yine kana bulanır. [Zaten, üç arkadaşın başına ne geldiyse kadınlar nedeniyle(!) gelmiş.]
O hareketli gecenin Ortaköy İskelesi’ndeki sakin sabahında, ne yapacağını bilemez bir halde bankta otururken kendisi gibi çaresiz durumdaki Türkan’ı görür. Dalga sesleri, martılar ve genç kızın ‘kederli güzel yüzü’ Tahir’e kendi sorunlarını unutturuyor.
Paltolarına sarılmış insanları, atlı arabaları, tramvayları gören temiz bir çayevi ve Türkan’ın anlattıkları ; “Ayrı bir evimiz, güzel elbiselerim belki de ilerde bir çocuğum olacaktı. Artık çalışmayacak, sarhoş babamın kahrını, yatalak anamın bitmez acılarını sırtımda taşımayacaktım. Çok, çok inanmıştım ona (Cavit).. İki ay önce randevuya gelmedi. Aradığımda Afyon’a gittiğini söylediler. Adresini de bilmiyorlardı. Nihayet hakikati anladım. Terk edilmiştim. Dün gelen mektupta her şeyi açıklıyordu..Gönderdiği para da güya sürdüğü karayı siliyordu. Fabrikadan eve döndüğümde mektubu açmış olan babam kıyametleri kopardı. Beni evden kovdu..Sabaha kadar sokaklarda dolaştım.”
Delikanlı, biraz düşündükten sonra şu çözümü bulur “Beraber eve gideriz. Madem -baban- tanımıyor, onun (Cavit) yerine geçerim.. Mektubu yazdıktan sonra pişman olduğumu, sensiz yaşayamayacağım için evlenmeye karar verdiğimi söylerim.”
Hem almak istediği tarla hem de Türkan’ın açgözlü babasını memnun etmek için para gerekli. Hapishanedeyken “Başın sıkışınca beni ara, ararsın değil mi” diyen Hakkı Abi ile İstanbullu Avni de aynı ‘varlığı bir dert yokluğu yara’ olan şeyin peşindeler. Bir gece Karaköy, Selanik Han’daki Ören Mücevherat Deposu’nu soyarlar. Polisle çatışma.. Hakkı’nın ölümü, İstanbullunun yakalanması..
Yaralanan Tahir para ve mücevherlerle Türkanların evine sığındığında, hapisten çıkıp çalışmaya başladığı o beş parasız günlerde bile daha mutlu daha ümitli olduğunu düşünüyoruz. Filmin sonunda, kahramanımız Haydarpaşa Garında tutuklanıyor. Türkan, trende yalnız kalır. (Yazan: Murat Çelenligil)
.

22 Ocak 2011

Destan Destan İçinde (1952)

Kitap : ?
.
Yazar : Behçet Kemal Çağlar
.
Film : Destan Destan İçinde – 1952
.
Yönetmen : Seyfi Havaeri
Senaryo: Seyfi Havaeri
.
Oyuncular : Güner Çelme – Gülizar, Hüseyin Kaşif, Faik Coşkun, Atıf Kaptan, Mualla Sürer, Sadettin Erbil, Renan Fosforoğlu, Kadir Savun
.
Konu :
Adana'nın düşman tarafından işgal edildiği günlerde hafızasını kaybedip çıldıran Gülizar'ın öyküsü
.

Behçet Kemal Çağlar, Destan Destan İçinde, Seyfi Havaeri, Sadettin Erbil, Renan Fosforoğlu, Kadir Savun, Güner Çelme, Atıf Kaptan

19 Ocak 2011

Bir Avuç Toprak (1957)

Kitap : Uçurumdaki Kız (Tefrika Roman)
.
Yazar : Muharrem Gürses
.
Film : Bir Avuç Toprak – 1957
.
Yönetmen : Osman F. Seden
Senaryo : Osman F. Seden
.
Oyuncular : Ayhan Işık – Ömer, Talat Artemel - Kerim(Ağa) Sağıroğlu, Pervin Par – Gülnaz, Turgut Özatay – Kaplan, Atıf Kaptan – Kahya, Nubar Terziyan - Mehmet Ağa, Aliye Çakır, Hüseyin Güler – Bekir, Kemal Ergüvenç - Cezaevi Müdürü, Mehmet Ali Akpınar – Kemal, Muammer Gözalan – Savcı, Faik Coşkun, Hasan Ceylan - Kerim Ağa'nın Adamı, Orhan Aykanat – Köylü, Nuri O. Ergün – Onbaşı, Coşkun Çatak, Hayati Şen, Ertuğrul Bilda - Hakim
.
Konu :
köy ağasının kısır olmasıyla 4 evliliğinden de çocuğunun olmaması ve erkekliğini ispatlamak için yeniden evlenmek istemesiyle olaylar başlıyor. Gülnaz'ın abisinin ağaya olan borcunu ödeyebilmesi için Ağanın çirkin teklifi karşısında iyice düşünüyor. Ömer'in nişanlısını elinden alan Ağa, yalancı şahitlerle de onu mahkum ettirir. Ömer için hapisten çıktığında Ağa'nın hastalığından dolayı elde edemediği nişanlısını kurtarmak için çetin bir mücadele kaçınılmaz olur. Bir avuç toprak, adaletin yalanlara kurban gitmesi sonucu dünya hırsı ile yapılan haksızlıkların neden olduğu acıları işliyor.
.

13 Ocak 2011

Ezo Gelin (1955/1968/1973/2006)

Kitap : .
.
Yazar : Behçet Kemal Çağlar
Yayınevi : .
Basım Tarihi : .
Sayfa Sayısı : .
Boyutları : .
.
Konu : .
.
Kitap link : .
.
Film : Ezo Gelin (Alev Gömlek) – 1955
.
Yönetmen : Orhan Elmas
Senaryo : Orhan Elmas, Behçet Kemal Çağlar
.
Oyuncular : Mahir Özerdem, Hümaşah Hican – Ezo, Orhan Elmas, Atıf Kaptan, Mualla Fırat, Ali Korkut
.
Konu :.
.
.
Film : Ezo Gelin – 1968
.
Yönetmen : Orhan Elmas
Senaryo : Orhan Elmas
.
Oyuncular : Fatma Girik – Ezo, Tugay Toksöz – Ali, Cenk Er – Yusuf, Atıf Kaptan - Dinar Baba, Bilal İnci – Uncuoğlu, Ahmet Mekin, Hakkı Haktan, Gülten Ceylan – Meryem, Nezihe Güler - Elif Ana, Orhan Elmas – Binbaşı, Ahmet Turgutlu, Selahattin İçsel, Sırrı Elitaş – Bekir, Nermin Özses – Köylü, Sıdıka Duruer - Köylü
.
Konu :
Ezo, köyün en güzel kızıdır, Demirciogullarından Ali ile sözlüdür. Bu arada Huncuoğlu, Ezo’ya kafayı takmıştır ve her türlü kötülük yapmaktadır. Ali, Kore’deki savaşa gider. Ardından ölüm haberi gelir Demircioğullarının evine. Herkes yıkılır. Aradan 6 ay geçer ve Huncuoğlu tekrar Ezo’ya göz diker. Bu yüzden Dinar baba, (Ali’nin babası) Ezo’yu öbür oğluna nikahlar. Aradan bir zaman gectikten sonra Ali, tekrar haneye döner. Yaralanmış ama ölmemiştir. Ve işler tam karışır. Ali köyde duramaz gider, Ezo onu da götürmesini söyler, kardeşinin elinin eline değmediğini söyler. Ali, Ezo’yu götürmez, “Kardeş karısısın!” der ve gider. Ezo, buna dayanamayıp yağlı urganda can verir.
.
.
Film : Ezo Gelin – 1973
.
Yönetmen : Feyzi Tuna
Senaryo : Orhan Elmas
.
Oyuncular : Fatma Girik – Ezo, Kadir İnanır – Ali, Suphi Tekniker – Yusuf, Reha Yurdakul - Dinar Usta, İhsan Yüce - Kerim Ağa, Yeşim Tan – Meryem, Sami Hazinses - Davulcu Garip, Hikmet Taşdemir - Uncuoğlu Resat, Güzin Özipek - Elif Ana, Tahsin Korel, Bahri Ateş, Zeki Sezer – Doktor, Erbil Demirbağ, İlyas Kürtün, Raif Öztürk, Baki Soğukpınar, Tahsin Koray - Bekir
.
Konu :
Demirci Dinar, oğlu Ali'ye evlenmesi için köyün en güzel kızı olan Ezo'yu münasip görmüştür ve sözlenirler. Ancak köyün zengin ağası Uncuoğlu Reşat evli olmasına rağmen Ezo'yu nikahlamak ister ve olumsuz cevbap alınca da türlü kötülüklere başlayarak işi iftiraya kadar vardırır. Sonunda Ali ile Ezo evlenip çok mutlu bir yuva kurarlar. Fakat bir zaman sonra ali'nin askerlik görevini yapma zamanı gelir. Zor bir ayrılıktan sonra gittiği Kore Savaşı'ndan Ali'nin şehit olduğu haberi gelir. Ezo gelin ve Demircioğlulları adeta yıkılıp, yasa girerler. Aylar sonra ALi'den bir haber çıkmayınca Reşat tekrar Ezo gelinin peşine düşer. Dinar Usta töre gereği Ezo gelini Ali'nin kardeşi Yusuf ile evlendirir. Ali'sini çok seven ve şehit olduğuna bir türlü inanamayan Ezo için bu durum ölümden beterdir. Ali savaşta ölmemiş, yalnızca yaralanmıştır ve Ezo ile Yusufun düğününden hemen sonra köyüne geri döner. Çok sevdiği karısının erkek kardeşi ile evli olduğunu görünce Ali’nin dünyası başına yıkılır. Töre karşısında sesini çıkaramayan ama içten içe kendini yiyip bitiren Ali, köyü terk eder. Ezo ise bu duruma katlanamaz, beklenen son onun için gelmiştir.
.
.
Film : Ezo Gelin – 2006 (Dizi)
.
Yönetmen : Yasemin Türkmenli, Uluç Bayraktar, Onur Tan, Atilla Cengiz
Senaryo : Onur Tan, Mahinur Ergun, Ahmet Yurdakul
.
Oyuncular : Nurgül Yeşilçay - Ezo Gündoğdu, Erkan Sever – Ömer, Macit  Sonkan - Dinar Usta, Onur Ünsal - Cin Ali, Mustafa Avkıran - Bilal Ağa, Nihan Okutucu – Meryem, Ahmet Mümtaz Taylan - Ballı Ağa, Engin Yüksel – Hasan, Ruhi Sarı - Recep Ağa, Derya Uçar – Güldene, Halil Kumova – Hüseyin, Hamdi Alkan - Macit Efendi, Yağmur Kaşifoğlu – Fatma, Taner Ertürkler - Doktor Emre, Sezen Aray - Nur El Hayat, Oktay Aytekin, İbrahim Olam – Avukat, Asuman Bora, Caner Candarlı, Barış Hayta - Silahtar Emin
.
Konu :
Ezo, çok küçük yaşta anne ve babasını kaybeder... Çok çocuklu kalabalık akrabalarının yanında öksüz olarak büyür. Güzelliği sadece kendi köyünde değil, tüm yörede dillere destandır. Ancak Ezo'nun gönlü Ömer'dedir. Ve güçlü, becerikli, güzel Ezo, asker yolu bekler.
.

11 Ocak 2011

Ateşten Damla (1960)

Kitap : Ateşten Damla
.
Yazar : Mükerrem Kamil Su
Yayınevi : Semih Lütfi Kitabevi
Basım Tarihi : .
Sayfa Sayısı : 162
Boyutları : .cm
.
Konu : 
.
.
.
Film : Ateşten Damla – 1960
.
Yönetmen : Memduh Ün
Senaryo : Attila İlhan, Atıf Yılmaz
.
Oyuncular : Muhterem Nur - Öğretmen Serap, Turgut Özatay - Asker Ahmet, Kenan Artun – Nafiz, Orhon M. Arıburnu – Rıza, Atıf Kaptan - Osman Müfit, Faik Coşkun – Kâhya, Hasan Ceylan - Mehmet Çavuş, Hüseyin Güler, Muadelet Tibet - Nafiz'in Annesi, Erol Taş - Musa Çavuş, Zeki Tüney, Ali Seyhan - Rıza'nın Adamı, Leman Akçatepe - Ahmet'in Annesi, Gülay Gençay, Peruz Agopyan, Atacan Boran, Ayhan Candeğer
.
Konu :
Muallim Osman ve diğer delikanlılar köyün güzel çobanı Emine’ye tutkun. Dahası Rıza Ağa da kesenin ağzını açmış. ‘Körpecik kızı’ karısının üstüne ortak getirecek. Oysa Emine’nin gönlünde başka biri var, Hüseyin! Delikanlıya kaçıyor. Ama Rıza Bey, haftasına varmadan yerlerini öğrenir ve pusu kurup delikanlıyı öldürür.
Rıza Bey’in Saray’da dostları olduğu için mesele örtbas edilir. Emine, Hüseyin’in çocuğunu doğurmadan ölmek istemez. Aylar sonra bebeği ile köye dönüp kendini asar. Yavrucağın bakımını Osman Müfit üstlenir. Fakat köylü ‘kahpenin kızı’ Serap’ı sevememiş. Hor görüp, incitiyorlar. Onu koruyan Ahmet ise, kaderin cilvesi, Rıza’nın oğlu. Köyde bir de söylenti çıkmış; “Emine’nin kızı muallimdendir. Yoksa neden bunca zaman üstüne düşüp baksın.” 9 yıl, tatlı ve acı günler geçirdikleri Ilıca’dan ayrılmak zorunda kalırlar. Osman Müfit, Balıkesir’e naklini yaptırır. Serap ise İstanbul’da Çapa Darülmuallimatı’nda okuyup öğretmen olacak.
Tekrar yıllar sonrası. Ülkemiz bir işgalin karanlığında, Kuvayı Milliyeci Osman Müfit ve Padişah taraftarı Rıza Bey yine karşılaşırlar. Ahmet de Milli Kuvvetler’e katılmış bir yüzbaşı. Muallime Serap kendini toparlamış. Tek arzusu bir hemşire gibi çalışıp yararlı olmak. Dr. Nafiz’in genç kıza bakışını gören Mürşide Hanım ‘pek çabuk işin farkına varır’. Ana yüreği seziyor; Oğlunun saadeti ‘bu kumral başa bağlı’. Ama Serap’ın gönlü kurtarıcısı ve çocukluk aşkı Ahmet’te. Doktor da bunu anlamış.
Rıza’nın Ahmet yerine yanlışlıkla karısını vurması; Oğlunu konuşturmak için zincirlemesi; Serap’a işkence etmesi; Serap’ın anne ve babasının intikamını alarak Rıza’yı öldürmesi; Çınar Köprü’deki çatışmada Ahmet’in üç kurşunla yaralanması filmin üzücü, genç muallime ve ‘babası’nın kavuşmaları ise mutlu kısımları.
Ahmet, öleceğini düşünüp Nafiz’in Serap’la evlenmesini ister.  (Murat Çelenligil)
.

3 Ocak 2011

Tarkan_Gümüş Eyer (1970)

Kitap : Tarkan – Gümüş Eyer
.
Yazar : Sezgin Burak
Yayınevi : Turkuvaz Kitap
Basım Tarihi : .
Sayfa Sayısı : 88
Boyutları : 19,5x26 cm
.
Konu : 
Batıya doğru büyük bir hızla ilerleyen Büyük Türk - Hun İmparatorluğu, Alan ülkesini de kendisine katmıştır. Tarkan'ın babası yiğit Altar'ın kumanda ettiği küçük kale de bu ülkedeki uç karakollarından biridir. Bir gün kaleye yanında son derece güzel bir kadınla gelen Alan Beyi Kostok, onun Akatzir Prensesi Goşha olduğunu söyler. Altar bu beklenmedik konukları ağırlarken avdan dönen oğlu Tan'la Goşha arasında gizemli bir bağ oluşur. Goşha boynundaki kolyeyi Tan'a vererek oradan ayrılırken genç adamın nişanlısını terk ederek peşinden geleceğine emindir. İstediği de olur, Tan atına atlayıp sonunu bilmediği, tehlikelerle dolu bir serüvene doğru yola çıkar. Ancak Goşha'nın hesaba katmadığı bir şey vardır: Yiğit Altar oğlunun izini sürecek ve onu kurtarmaya çalışacaktır.(Tanıtım Bülteninden)
.
.
Film : Tarkan Gümüş Eyer – 1970
.
Yönetmen : Mehmet Aslan
Senaryo : Sezgin Burak, Mehmet Aslan
.
Oyuncular : Kartal Tibet – Tarkan, Can Kurt – Kurt, Bilal İnci – Kostok, Eva Bender – Gosha, Reha Yurdakul – Altar, Kaya Volkan – Tan, Altan Günbay – Hortis, Danyal Topatan – Kedi, Mehmet Ali Akpınar – Sorkof, Suphi Tekniker – Tulga, Atıf Kaptan – Kahin, Hüseyin Alp – Dev, Kanat Tibet - Küçük Tarkan, İbrahim Kurt - Kostok'un Adamı, Reşit Çildam – Hancı, Kudret Karadağ - Sorkof'un Adamı, Yusuf Sezer - Kostok'un Adamı, Yıldız Bora - Tuğba Hatun, Ümit Yaşar, Levent Çakır, Benan Öz - Süt Anne, Osman Han, Nimet Tezel, Bahri Ateş – Köylü, Masist Gül, Refik Ansav, Sıdıka Duruer - Köylü
.
Konu :
Tarkan 'Gümüş Eyer', babası Altar'ın ve Alan Beyi Kostok ile mücadelesinden başlayarak yenilmez cengaverin çocukluğunu anlatır. Altar, bir Hun kalesinin komutanı ve de Attila'nın ona hediye ettiği Gümüş Eyer'in sahibidir. Kostok'un amacı ise hem Hunlar'dan kurtulmak hem de bu değerli eyeri ele geçirmektir. Kostok, Akatzir Prensesi olarak tanıttığı Büyücü Gosha ile birlikte Altar'ın kalesine gelir ve Gosha, bir madalyon yardımıyla Altar'ın oğlu Tan'ı büyüleyip kendine bağlar. Tan kaleyi terk eder ve kaybolur. Bir yıl geçer ve Altar'ın ikinci oğlu Tarkan doğar, fakar bir yaşına bastığında Kostok, hain bir oyunla kaleye saldırarak herkesi kılıçtan geçirir. Sütannesi tarafından bir mağaraya bırakılan küçük Tarkan, bir Kurt'un ilgisini çeker ve kurt onu yuvasına götürerek kendi yavrusu gibi büyütür. Kurt ve küçük Tarkan yakındaki Alan köylerine musallat olur ve bir gün yakalanırlar. Köyde bulunan tutsak ve sakat Hun Tulga, çocuğu ve Kurt'u kafeslerinden kurtarıp kaçırır. Yıllar geçer... Tulga, Tarkan'ı eğitir ve ona geçmişteki olayları anlatır. Artık Tarkan öcünü alacak ve Kostok'un eline geçen Attila'nın Gümüş Eyer'ine sahip olacaktır.Tarkan amacına ulaşabilmek için çeşitli maceralar yaşar, tuzaklardan kurtulur ve Kostok'un adamlarından Sorkof ile Kedi'yi öldürür. Hiç yaşlanmayan ve genelde çıplak dolaşan Büyücü Gosha ile karşılaşır, tuzağa düşer ve hala büyülenmiş bir halde olan ağabeyi Tan ile dövüşmek zorunda kalır. Sonunda Tarkan, Gosha'yı bir uçurumdan aşağı atarak Tan'ı büyüden kurtarır. İki kardeş bir araya gelip Kostok'un peşine düşerler. Tan tutuklanır, bir kayadan düşen ve öldü sanılan Tarkan, son anda ağabeyini kurtarır ve Kostok'u öldürür; böylece gümüş eyeri geri alır.
.

Tarkan_Viking Kanı (1971)

Kitap : Tarkan – Viking Kanı
.
Yazar : Sezgin Burak
Yayınevi : Turkuvaz Kitap
Basım Tarihi : .
Sayfa Sayısı : 108
Boyutları : 19,5x26 cm
.
Konu : 
Tarkan, Viking Prensesi Ursula ve onun sadık hizmetkarı Dev Orso'yla birlikte Viking diyarına gider. Ancak burada onları korkunç bir sürpriz beklemektedir. Ursula'nın babası Viking Kralı Gero, hain Tora tarafından öldürülmüştür. Sakson Kralı Uldarik ile işbirliği yapan Tora, onları da esir edip denizden gelen Yeşil Canavar'a yem etmeyi planlamaktadır. Ancak Tarkan 'ın sevgili dostları Bige ve Kulke son anda yetişerek Tarkan'ı canavara yem olmaktan kurtarırlar. Artık Tarkan ve Tora arasında amansız bir takip ve mücadele başlamıştır.
.
.
Film : Tarkan Viking Kanı – 1971
.
Yönetmen : Mehmet Aslan
Senaryo : Sadık Şendil, Sezgin Burak
.
Oyuncular : Kartal Tibet – Tarkan, Can Kurt – Kurt, Bilal İnci – Toro, Eva Bender – Ursula, Seher Şeniz – Lotus, Atıf Kaptan - Kral Gero, Fatma Belgen – Yonca, Hüseyin Alp – Orso, Tarık Şimşek – Erik, Yusuf Sezer – Bang, Osman Han – Aybars, İbrahim Kurt – Kostok, Ahmet Koç – Çinli, Ahmet Sert – Hancı, Arap Celal – Davulcu, Muzaffer Cıvan – Kırbaçcı, Yeşim Tan - Türk Kızı, Refik Ansav, Deniz Çimenli, Kamer Baba – Forsa, Oktay Yavuz – Viking, Kadir Kök – Viking, Tarzan Baba – Forsa, Sönmez Yıkılmaz – Viking, Hüseyin Özşahin
.
Konu :
Hun İmparatoru Atilla'nın kızını kaçıran Vikingler'in peşine düşen Tarkan'ın öyküsü.
.

25 Aralık 2010

Atçalı Kel Mehmet (1964)

Kitap : Atçalı Kel Mehmet
.
Yazar : Murat Sertoğlu
Yayınevi : Sağlam Kitabevi
Basım Tarihi : 1982
Sayfa Sayısı : 327
Boyutları : 19,5x13,5 cm
.
Konu : .
.
.
Film : Atçalı Kel Mehmet – 1964
.
Yönetmen : Asaf Tengiz
Senaryo : İlhan Engin
.
Oyuncular : Fikret Hakan - Atçalı Kel Mehmet, Tijen Par – Emine, Hayati Hamzaoğlu – Çopur, Ahmet Tarık Tekçe – Kahya, Atıf Kaptan - Hacı Hüseyin Oğlu, Yavuz Karakaş – Ali, Erol Taş, Mehmet Ali Akpınar - Kara Efe, Ali Şen, Reha Yurdakul, Osman Türkoğlu – Osman, Hüseyin Güler, Mahmure Handan, Hasan Ceylan - Uzun Efe, Faik Coşkun – Muhtar, Huriye Günerli, Gül Verir, Hüseyin Baradan , İhsan Bayraktar
.
Konu :
Toprak zengini ağaların ve onların beslediği “sözde efelerin” eziyetleri ve korkusu altında ezilen köylülerden birinin bu zalimliklere baş kaldırması ve tüm bu sosyo-kültürel yapının içinde kendince bir “devrim”i yaratmasını konu alıyor.
.

24 Aralık 2010

Drakula İstanbul’da (1953)

Kitap : Kazıklı Voyvoda
.
Yazar : Ali Rıza Seyfi
Yayınevi : Çığır Kitabevi
Basım Tarihi : .
Sayfa Sayısı : 148
Boyutları : 16x12 cm
.
Konu : .
.
.
Kitap : Drakula İstanbul’da
.
Yazar : Ali Rıza Seyfi
Yayınevi : Kamer Yayınları
Basım Tarihi : 2009
Sayfa Sayısı : 176
Boyutları : 19x13 cm
.
Konu : .
.
.
Film : Drakula İstanbul’da - 1953
.
Yönetmen : Mehmet Muhtar
Senaryo : Ümit Deniz
.
Oyuncular : Annie Ball – Güzin, Atıf Kaptan – Drakula, Ayfer Feray – Şadan, Bülent Oran - Vampir Avcısı Azmi, Cahit Irgat – Turan, Münir Ceyhan, Kemal Emin Bara, Osman Alyanak, Eser Tezcan, Danyal Topatan - Mezarlık Bekçisi
.
Konu :
Azmi, İstanbul'da yaşayan bir avukattır. Azmi, Romanya'da yaşayan Drakula isimli bir kişinin hukuki avukatlığını üstlenmiştir. Bunun için bir tren ile Romanya'ya gider. Azmi, Romanya'ya geldiğinde buradaki Bistriç Oteli'ne gider. Daha önce Azmi için bu otelden yer ayırtılmıştır. Otele Azmi için Drakula bir mektup göndermiştir. Mektupta Drakula, Azmi'yi kendi şatosuna götürecek olan arabanın yerini tarif etmiştir. Azmi otel çalışanları ile Drakula hakkında konuştuğunda otel çalışanları kimsenin Kont Drakula'nın arazisine girmek istemediğini, burada mahlukların ve kötü ruhların olduğunu söyler. Hatta oğlunun da burada öldürüldüğünden bahseder. Azmi ise bir tespih göstererek Ben Allah'ıma inanıyorum. der. Kötü ruhların imana bir şey yapamayacağını söyler. Azmi Kont Drakula'nın şatosuna gitmek için oteldeki erkek görevli ile konuşur. Bu kişi burada bir tane araba olduğunu ve çok para verilirse arabanın sahibinin Azmi'yi Drakula'nın şatosuna kadar götüreceğini söyler. Azmi görevliye bu arabanın şoförünü çağırmasını söyler. Daha sonra şoför gelir. Azmi biraz dinlenmek istese de şoför hemen Azmi'yi Drakula'nın şatosuna götürmek ister. Çünkü şoför karanlıkta Drakula'nın topraklarında bulunmak istemez. Şoför daha sonra bunu kabul eder. Azmi dinlendikten sonra şoför, Azmi'yi Drakula'nın şatosuna götürür.
Şoför Azmi'yi şatonun yakınlarında bir yerde bırakır. Azmi'yi buradan bir atlı alır. Azmi Drakula'nın şatosuna vardığında kapıda Kont Drakula vardır. Azmi içeri geçer. Azmi üzerini değiştirip dinlendikten sonra Drakula ile konuşur. Drakula'ya çevredeki insanların neden bu araziye gelmek istemediklerini sorar. Drakula ise kendisinin III. Vlad'ın soyundan geldiğini, bu yüzden de halkın kendisini, ecdadı Kazıklı Voyvoda yani III. Vlad gibi zalim sandığını söyler. Azmi şatonun içinde dolaşırken Drakula'nın uşağına rastlar. Azmi yine Drakula ile konuştuğu bir sırada yanlışlıkla kendi eline kalem batırır ve eli kanar. Kont Drakula Azmi'nin kanını içmemek için kendisini zor tutar.
Azmi, Drakula'nın şatosunda gezinirken şatonun gizli yerlerine doğru yola çıkar. Bir odaya girer. Bu odada uyuyakalır. Drakula'nın bir gelini Azmi'nin yanına gelip onun kanını içer. Drakula ise odaya girip bunu görünce geline kızar. Çünkü Drakula'ya göre Azmi kendisine aittir. Azmi uyandığında bir şey anlamaz. Odasına geri döner. Uyuyacağı sırada Drakula'nın gelini dövdüğünü duyar. Ayrıca pencerenin dışından ilginç sesler gelmektedir. Ertesi sabah Drakula'nın uşağı Azmi'nin yanına gelir. Azmi onunla sohbet ederken uşağa sigaralığını hediye eder. Azmi yine şatonun içinde dolaşırken sıra halinde tabutlar görür. Tabutlardan sonuncusunu açtığında içinde Kont Drakula'yı görür. Azmi odanın birine girer ama Drakula hemen onu bulur. Azmi zaten odaya girdiği anda bayılmıştır. Drakula tam Azmi'nin kanını emeceği anda uşak odaya girer. Azmi'nin üzerine sarımsak atarak Drakula'nın Azmi'ye saldırmasını engeller. Ama Drakula uşağa saldırarak onu öldürür. Bu sırada Azmi ayılır. Drakula dışarıdan bir ses duyar ve pencereden çıkarak duvardan yürüye yürüye aşağı iner.

Bu sırada İstanbul'da Azmi'nin sevgilisi Güzin Arsoy, bir kabarededir. İşi bittikten sonra Azmi'den aldığı mektubu okur. Güzin'in çalıştığı tiyatronun patronu, Güzin ile evlenmek istemektedir. Güzin'in Azmi ile evli olduğunu bile düşünmemektedir. Ama Güzin, kocası Azmi'yi sevmektedir. Drakula bir kargonun içinde İstanbul'a gelmiştir. Drakula kendine kurban olarak Güzin'in arkadaşı Şadan'ı seçmiştir. Şadan yataklara düşmüştür. Drakula onu istediği gibi yönetmektedir. Şadan için birçok doktor tutulsa da çare bulunmamıştır. Drakula artık Şadan'ın yanına gelip onun kanını içer. Azmi ise bu sıralarda Romanya'dan büyük zorlukla kaçmıştır. İstanbul'da doktor kontrolünden geçer. Şadan Drakula tarafından ısırılınca Azmi, Güzin ve Şadan'ın yakınları vampirlerden anlayan biri olan Doktor Resuhi Bey'i bulur. Bu kişi Şadan'ın ağzına sarımsak doldurulup, kalbine kazık çakınca öleceğini söylemektedir. Grup geceleyin Şadan'ın mezarına gider. Şadan mezarında değildir. Grup ilk önce Şadan'ı öldürmeyi sonra Drakula'yı bulup onu öldürmeyi planlamıştır.
Drakula Güzin'in evine girer. Tam bu sırada Azmi eve gelir. Drakula yok olur. Grup daha sonra Şadan'ın mezarına gittiğinde Şadan'ın hareket ettiğini görür. Şadan'ı bir sarımsak ile etkisiz hale getirirler. Doktor Resuhi Bey'in önderliğinde Şadan'ın kalbine kazık çakarak onu öldürürler. Grup bu sefer Drakula'nın İstanbul'daki evlerinin anahtarlarını ele geçirince buraları sarımsaklarlar. Güzin tiyatro salonuna gidip prova yaptığı sırada Drakula buraya gelir. Güzin'in kanını emeceği sırada Azmi gelir. Drakula ile Azmi savaşırlar. Azmi, Drakula'ya sarımsak tutar. Drakula kaçıp bir mezarlığa saklanır. Azmi de onu takip edip mezarlığa girer. Burada Drakula bir tabutun içine saklanır. Azmi tabutu bulur ve tabutun kapağını açarak Drakula'nın kalbine kazık çakar. Drakula ölür. Azmi eve döner. Evde Azmi Güzin'e tüm sarımsakları atmasını söyler.
.

Lejyon Dönüşü (1957)

Kitap : Medy
.
Yazar : Hasan Kazankaya
Yayınevi : Ünverdi
Basım Tarihi : 1956
Sayfa Sayısı : 143
Boyutları : . cm
.
Konu : .
.
.
Film : Lejyon Dönüşü – 1957
.
Yönetmen : Orhon M. Arıburnu
Senaryo : Safa Önal, E. Göçmez, Ertem Göreç, Orhon M. Arıburnu
.
Oyuncular : Belgin Doruk – Medy, Fikret Hakan - Dr. Tarık, Orhan Günşiray – Kenan, Saime Bekbay - Doktor Lili, Pervin Par – Reyhan, Hayri Esen – Rober, Halide Pişkin – İffet, Uğur Başaran – Polet, Atıf Kaptan – Profesör, Salih Tozan, Kadri Ögelman – Abbas, Nuri Genç, Sadri Karan, Danyal Topatan, Sadettin Erbil, Kamuran Yüce – Jakson, Muazzez Arçay – Hemşire, Clauda Marc, Asuman Çintay – Dansöz, Pekcan Koşar – Julio, Coşkun Delikan, Mümtaz Alpaslan
.
Konu :
II.Dünya Savaşı sonrası Tanca’da Fransız Lejyonunda görevli Dr.Tarık, Genel Vali’nin ameliyatı için Rabat’tan Tanca’ya giderken, yolda asilerin saldırısına uğrar. Yaralanır, hastaneye kaldırılır. Hafıza kaybına uğrar. Bu arada hastanede Fransız Doktor Lili ile aşk yaşarlar. Lejyon Ordusundan çürüğe çıkarılınca İstanbul’a döner. Bir tesadüf sonucu karşılaştığı arkadaşı Kenan’ın yardımları ile kimliğine kavuşma savaşı verecektir. Selim’in tamirhanesinde gördüğü Medy, uğruna Lejyonda kaldığı eski sevgilisidir. Ailesi Dr.Tarık’ın Fransa’da öldüğünü söyleyerek onu Rober ile evlendirmiştir. Bir fabrikatör olan Rober ile varlıklı bir hayat sürmektedir. Medy onu tanır. Kocasını ikna ederek şoför olarak yanlarına alırlar. Ve eski aşk yeniden alevlenir. Sevişirler  hamile kalır. Bu arada Medy sırlarını arkadaşı Polet ile paylaşmaktadır. Medy’nin Polet’e yazdığı bir nottan Rober gerçeği öğrenir ve bir intikam planı yapar. Bolu’ya, fabrikasından çağrıldığını söyleyerek otomobille Bolu’ya gitmek üzere üçü birlikte yola çıkarlar.
.